19 Haziran 2010 Cumartesi

Bir Rezalet Daha..

Eksisozluk'ten "beyenpe" nin Yaşadıkları

pegasus'un şu son 24 saat içinde bana yaşattıklarını nerden başlatsam nasıl anlatsam bilmiyorum. bayağı uzun sürecek ama ibretlik bir yazı meraklısı usanmadan okusun derim.

21 mayıs 2010 tarihinde uzun arama taramalar sonucu en uygun fiyata bulduğum pc836 sefer sayılı kopenhag-ankara uçuşunu 294,97 tl'ye satın aldım pegasus'tan. daha sonra isveç-kopenhag tren biletimi de aldım ve artık gitmeye hazırdım. 7 haziran 2010 tarihinde uçuşumdan yaklaşık 6 saat önce kopenhag havaalanı'na vardım. ilk işim check-in ekranlarını kontrol etmek oldu gayri ihtiyarı. ama bir baktım benim uçuşum görünmüyor. dedim daha çok vakit var heralde o yüzden görünmüyor. biraz takıldım havaalanında, kitaptı yemekti falan saat 20:30 oldu. bu sefer de içime bir kurt düştü, dedim bir şey olduysa da erkenden öğreniyim de en azından çözmeye çalışırım. hemen karşımda duran information masasına gittim, böyle böyle durumu anlattım. görevli bayan bir kaç yere baktı kontrol etti böyle bir uçuşun olmadığını söyledi. daha sonra trafik kontrole telefon açtı onlar da böyle bir uçuşun olmadığını teyit ettiler. sonra ordaki görevli bayan beni pegasus'la birlikte onlarca havayolu firmasının ortak acentası gibi bir firma olan novia'nın ofisine gönderdi. onlara da durumu izah ettim, ordaki görevli de elindeki listeleri falan kontrol etti ve böyle bir uçuşun görünmediğini söyledi. her ihtimale karşı bir uyarı maili gelip gelmediğini kontrol etmemi ve rezervasyon numarasıyla da firmanın internet sayfasınından uçuşu kontrol etmemi tavsiye etti. 6 dakikasına 5,8 tl verip kullandığım internetle emin olmak için bütün mail adreslerimi kontrol ettim ama uçuşun iptal olduğuyla ilgili herhangi bir mail yoktu. daha sonra www.flypgs.com adresine girip rezervasyon numaramla rezervasyon takipten uçuşu kontrol ettim ve 8 haziran 2010 saat 00:10 kopenhag-ankara uçuşu gözüküyordu. "şu nedenden iptal edildi" falan diye aksi hiçbir şey belirtilmemişti. tekrar novia masasına giderek görevliye durumu anlattım. o da kendilerinin yapacak bir şeylerinin olmadığı istersem tekrar information masasına gidip onlardan yardım istememi tavsiye etti.

tekrardan information masasına gittim, görevli bayan emin olmak için tekrar tekrar kontrol etti ama böyle bir uçuşun olmadığını kendi sisteminden bana da gösterdi. daha sonra kendi önündeki telefonu önüme koyup "buyrun havayolu firmasını arayıp öğrenin ne olduğunu" dedi. 444 0 pgs(747) numaralı pegasus çağrı merkezini aradım ve pegasus'un gerzek sesli yanıt sistemli çağrı merkezinden kurtulup bir insan evladıyla konuşup durumumu izah ettim. telefondaki görevli biraz beklettikten sonra biraz uzun süreceğini beni bekletmek yerine bir telefon numarası verirsem kontrol edip bana geri döneceğini söyledi. telefonumu verip kapattım. hakkaten de 5 dakika sonra aradılar ve uçuşun iptal olduğu söylediler. ama neden iptal edildi, bana neden haber verilmedi bilen duyan yok. istersem 30 saat sonraki kopenhag-istanbul aktarmalı ankara uçuşuna aktarabileceklerini söylediler. ben de onu zaten yapmaları gerektiğini ama benim 30 saat kopenhag havaalanında ne yapacağımı söylemelerini istedim. çağrı merkezi olarak bununla ilgili bir şey yapamayacaklarını söyledi. ben de öyleyse bu konuyla ilgili bir şey yapabilecek bir üst yetkiliyle beni görüştürmesini söyledim. tamam biz 5 dakika sonra sizi tekrar arayacağız diyerek tekrar telefonu kapattı. o arada information masasındaki görevlilerle de ahbap olduğum için onlar da olan biteni sordu konuşmaya falan başladık. durumumu öğrenen görevlilerden biri pegasus'un danimarka'da iflas ettiğini ve başka bir firma tarafından satın alındığını (adını hatırlamıyorum şimdi) ve bu tip aksiliklerin sürekli yaşandığını söyledi.

yarım saat beklememe rağmen pegasus'tan bir geri dönüş olmayınca yeral saatle 21:30'da tekrar utana sıkıla informationdan rica ederek tekrar çağrı merkezini aradım ve yarım saattir yetkili birisinin bana dönmesini beklediğimi söyledim, öyle diyince anında, tam hatırlamıyorum ama, meltem hanım diye birisine yönlendirdiler beni. kendisi gayet güzel bir şekilde bana pegasus kopenhag temsilcisi olduğunu söylediği kadir isimli birinin telefonunu verdi. kendisiyle konuşmamı ve onun bana yardımcı olacağını söyledi. ben de kopenhag'dan birisinin telefonu verilince dedim "vay be günahlarını almışım heralde gelip alacak beni havaalanından yarınki uçuşa kadar konaklama falan sağlayacaklar" diye düşündüm ve teşekkür edip kapattım. ancak muhatap olduğum firmanın kurumsallıkla alakası olmayan bir türk firması olduğunu unutmuştum.

daha sonra verdikleri telefondan kadir isimli şahsa ulaştım. sesini duyar duymaz yıllardır bu işi yapan, tabiri caizse çakal bir adam sesi geldi kulağıma. ki öyleymiş de zira 20-25 yıldır kopenhag'da seyahat acenteliği yaptığını belirtti daha sonra. yine de merak ettim ne diyecek diye konuşmaya başladım. kendisini pegasus'tan aradıklarını ve benimle anlaşamadıklarını söylediklerini bana iletti. ben de anlaşamam gibi bir şey olmadığını sadece 30 saat havaalanında ne yapacağımı sorduğumu söyledim. yardımcı olmaya çalışsa da pegasus'un bana yardımcı olması için beni yönlendirdiği adamın bana söyledikleri aynen şöyleydi:

--- spoiler ---
- ...
- iyi de kadir bey ben 30 saat ne yapacağım burda, zaten isveç'ten geldim geri de dönemem, kopenhag'da yaşasam sorun değil.
- ya ne yapacağımı mı var, sen kaç yaşındasın?
- 26.
- ee genç adamsın yaa yarın çıkar gezer dolaşırsın işte kopenhag'da.
- iyi de kadir bey sorun o değil ben bu gece nerde kalacağım, iki tane eşşek ölüsü gibi valizle nereye gideceğim. ayrıca gezip tozmak bedava mı? bakalım benim cebimde para var mı, nerden biliyorsunuz?
- doğru sen de haklısın.
- anlaşılan siz bana yardımcı olamayacaksınız. pegasus resmen beni başından savmak için size yönlendirmiş, beni gerizekalı zannettiler heralde.
- yok estağfurullah....vs.
-...

--- spoiler ---

görüldüğü üzere gayet alaturka bir şekilde saçma sapan önerilerle pegasus bana yardımcı olmaya çalışıyordu kopenhag'daki sözde temsilcisi aracılığıyla. daha sonra kendisi bana benim uçağımın 2-3 hafta önce iptal edildiğini söyledi. ben de bileti zaten 18 gün önce aldığımı 3 hafta önce iptal edildiyse iptal edilmiş uçuştan bana bilet satıldığı anlamına geldiğini söyledim. çağrı merkezinin konuyla ilgili bir şey yapamayacağını, o yüzden sabahı beklememi, kendisinin genel müdürlükle görüşüp sabah bana erkenden haber vereceğini söyledi.

o arada bu uçuşu arayan tek kişinin yani haber verilmeyen tek kişinin ben olduğunu düşünürken benimle aynı durumda olan başka bir yolcuyla karşılaştım. ona da hiçbir şekilde haber verilmemişti. ancak kendisi orada ikamet ettiği için nispeten bir sıkıntı yaşamayacaktı.

daha sonra ben oturdum boş boş beklerken kadir isimli şahıs bana sms gönderdi saat 22:11'de "acilen arar mısın ben a.kadir" diye. artık son bir minnet edip informationdan yerel bir arama yapacağımı son kez rica ettim aradım. ancak bu sefer de ulaşılamıyor ve başkasına yönlendiriyordu. ben de açan arkadaşa kontörüm olmadığını kadir beyin beni aramasını söyledim. 20 dakika sonra tekrar mesaj geldi sana ulaşamıyorum ben kadir diye. artık informationa gidecek yüzüm olmadığı için kredi kartıyla kontorlü telefondan aradım kendisini. bana 02:50'de anadolu jet'in br istanbul uçağı olduğunu bana tavsiyesinin ona atlayıp gitmemi en azından havaalanında sıkıntı çekmeyeceğimi söyledi. ben de kendisine o kadarını benim de bildiğimi uçuşu ekranda gördüğümü ama paramın olmadığını söyledim. bir şeyler daha geveledi kapattım telefonu. çok bir şey yapmış gibi ilk uçakla yeni bilet alıp türkiye'ye gitmemi tavsiye etmişti pegasus'un sözde kopenhag temsilcisi.

daha sonra umutsuzca iki kez daha pegasus çağrı merkezini aradım ama sinirden ne söylediğimi bile hatırlamıyorum, onlar da her zamanki şöyle oldu böyle oldu şeklinde oyalamalarla beni geçiştirdiler. 4 kere aradığım pegasus'tan doğru dürüst hiçbir aramada ne iptal nedeniyle bir açıklama yapıldı ne de mağduriyetimden dolayı şahsımdan özür dilendi. bu yaptığım 4 aramanın 3'ünü kontorlü telefondan ortalama 60dkk yani 15tl toplamda 45tl harcayarak yaptım. daha önceki internetle birlikte etti 50,8tl iletişim masrafı. daha sonra ne yapsam diye kara kara düşünürken 7/11'dan internete girip uçak biletlerine bakmaya başladım. daha önce 6 dakikasına 5.8tl internetin hemen dibindeki 7/11'da 2 saatinin 7.7tl olduğunu öğrenince beni oraya yönlendiren yavşağın da anasına avradına bir güzel sövdükten sonra son dakika biletlerini kovalamaya başladım. bu arada 4 saat içinde telefon ve internete verdiğim para 58.8tl'yi bulmuştu.

daha sonra bir sitede anadolu jet'in o akşamki uçuşuna ucuz bir bilet buldum ama güvenip alamadım. o arada belki bir görevli bulurum diye thy kontuarına gittim açılmış mı diye. oradaki thy temsilcisi bilet satamayacaklarını zira ofisin kapalı olduğunu söyledi. eğer bulduysam internettiki bileti almamı tavsiye etti. aksi gibi 10 dakika sonra gittiğimde 10 dakika önceki uçuşu aynı site bu sefer göstermiyordu. tekrar geri döndüm ve thy görevlisini aramaya başladım. telefonla thy'yi arayıp bileti alabileceğimi söyledi. aksilikler başladı mı devamı gelir ya bu sefer de kontörlü telefon kredi kartımı tanımıyordu. tekrar kontuara gittiğimde benim gibi bilet almaya çalışan bir yolcu durumu sordu ben de anlattım. kredi kartımı kullanamadığımı ve kontörümün de olmadığını söyleyince buyur burdan ara diyerek telefonunu verdi. şaşırmakla birlikte hemen thy'yi aradım. ilk başta kendi kartımın limiti yetmedi. o saatte kimseyi de zaten arayamıyorum, son anda daha önce ablamın bana kredi kartı bilgilerini mesaj attığı aklıma geldi. onla almaya çalışırken bu sefer de telefondaki görevli biletin alındığı kartın check-in sırasında ibraz edilmesi gerektiğini söyleyince mecburen kapattım telefonu. daha sonra durumu öğrenen thy görevlisi bileti almamı, kendisinin kart olmadan beni uçağa bindireceğini söyleyince tekrar ordaki diğer yolcunun telefonuyla arayarak zor bela bileti aldım ve check-inden geçip uçağa doğru yolumu aldım. check-in kontuarını benim için bekleten ve telefonunu bana kullandıran iki arkadaş olmasaydı bu entariyi kimbilir kaçgün sonra hangi ruh haliyle yazıyor olurdum bilmiyorum. 295tl'ye aldığım biletle uçamayıp yerine 355tl'ye yeni bilet alarak ayrıca bir 60tl daha fazladan harcama yapmak zorunda kalmıştım. daha önceki 58.8tl'lik telefon ve internet harcamalarıyla birlikte pegasus yüzünden boş yere yaptığım harcama 118.5tl'yi bulmuştu, çekilen manevi sıkıntılar da cabası.

sabah 7 gibi en nihayetinde sağsağlim sabiha gökçen havaalanı'na indim. ankara'ya inmiş olsaydım doğrudan havaş'la aşti'ye peşinden otobüsle memlekete gitmek varken sabiha gökçen'de kalakalmıştım. neyse ki istanbul'da gidecek yerim vardı da telefon açıp oraya gittim. o arada kontörlü telefondan yaptığım konuşmalar da nerden baksan 2-3tl etti toplamda nerden baksan 121tl gereksiz harcama. 8 haziran 2010 istanbul yağmuru'nu bilen bilir, işte o havada havaş servisiyle kavacık köprüsüne gittim ve o yağmur altında tam 10 dakika taksi bekledim ve taksi bulana kadar zaten sırılsıklam oldum. taksicinin müşteri seçmesine hiç girmiyorum bile. ve tekrak bütün bu yaşadıklarımın tamamen pegasus'un hatası. 13tl havaş, 13tl taksi parasıyla gereksiz yere yaptığım harcamalar iyice artmıştı. ankara'da 10tl vereceğimi düşünürsek yerel ulaşımdaki zararım da 16tl olmuştu yani toplamda 137tl gereksiz harcama yapmıştım pegasus yüzünden. istanbul'daki yağmurdan dolayı çektiğim rezillik de cabası. neyseki sabah 9 sularında sırılsıklam bir şekilde de olsa kendimi teyzemlerin evine atmıştım en azından. teyzem hoşgeldin dediğinde tepkim "hiç de hoş gelmedim valla" oldu. sinirden ve yorgunluktan 10 aydır gelmediğim türkiye'ye geldiğime bile sevinememiştim pegasus'un rezilliği yüzünden.

eve geldiğimde biraz dinlendikten sonra ilk işim tekrar pegasus'u aramak oldu. bu arada sabiha gökçen havaalanı'nda da pegasus'un ofisine giderek durumu anlattım ve durumun onları aştığını tekrar çağrı merkezini ya da genel müdürlüğü aramamı söylediler. evde de verdiğim 1 saatlik mücadeleden sonra nihayet derdimi anlatacak birisini buldum. tabi bu arada genel müdürlükteki santral görevlisinden yediğim azarı ve ilk aradığımda çağrı merkezindeki görevli tarafından kısa bir süre denip 5 dakika saçma sapan reklam dinlememi hiç söylemedim bile. en son bir sabır çekip tekrar çağrı merkezini aradım. durumu anlattım kısa bir süre bekleteceklerini söylediler. ben de yine 4 dakika beklemeyeceğimi söyledim. 1 dakika sonra geri dönüp beni arayacaklarını söylediler. her neyse, 15-20 dakika sonra ilk defa aklı başında ve düzgün bir görevli geri döndü. tek tek başımdan geçen her şeyi burdaki gibi uzun uzun anlattım. öncelikle bilet ücretimi iade etti. ben de bunun bir şey ifade etmeyeceğini, arada uğradığım maddi ve manevi zararın da karşılanmasını talep ettiğim söyledim. kendisi bütün söylediklerimi aynı şekilde genel müdürlüğe şikayet şeklinde ileteceğini ve en kısa zamanda bana döneceklerini söyledi. ben de paramı iade etmelerinin şikayetçi olmayacağım anlamına gelmediğini, uçmadığım uçuşun parasını tabi ki ödeyeceklerini, önemli olanın arada yaşadığım maddi ve manevi zararın karşılanması olduğunu söyledim. gayet güzel bir şekilde konuştu anlattı, istersem ankara'ya uçak bileti de vereceklerini söyledi. ben de ne yapacağımı henüz bilmediğimi daha sonra kara vermek istediğimi söyledim.

uzun lafın kısası, uçuşumdan önce sözlükte bu başlığı okumuş ve korkmuştum olumsuz yorumlar sebebiyle. aralık 2009'da da yine başka bir arkadaşım kopenhag havaalanında benzer bir sıkıntı yaşadığı için biraz da gözüm korkmuştu ve ne yazık ki korktuğum başıma geldi. kötü başlayan müşteri ilişkileri sona doğru nispeten düzelse de henüz hiçbir şey çözülmediği için kesin bir şey söyleyemiyorum. şu anda cevap bekliyorum pegasus'tan. geri dönerler mi, nasıl dönerler bekleyip göreceğiz. cevap ne olursa olsun ulusal ve uluslararası otoritelere gerekli şikayetleri yapacağım ve bir daha da pegasus'un yanından geçeceğimi zannetmiyorum.

edit: daha önce 137tl olarak hesapladığım gereksiz harcamalar normalde ankara'dan memlekete en fazla 20tl'ye gidecekken istanbul'dan memlekete 55tl'ye giderek aşağı yukarı +35tl daha fazladan harcama yaparak 172tl'ye yükseldi.

ayrıca salı günü "yarın (çarşamba) sizi istanbul-ankara uçak bileti için arayacağız" diyip perşembe olmasına rağmen aramadılar. ha zaten gitmeyecektim ama ilgileri bu kadar işte.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder