yazan: mistaki
uzun yillar once, hayatimin en buyuk hatasi olarak, bir sezon calistigim havayolu sirketi.
calisma sistemleri, bindokuzyuzseksendort kitabindaki gibiydi, ihbar-muhbir sistemine dayaniyordu. diyelim amir bir hata yapti ve sen de onu gordun (ucus esnasinda uyumak gibi); simdi durumu rapor etsen bir turlu etmesen bir turlu. diyelim sen rapor etmedin ve baska birisi rapor etti, rapor ederken de "mistaki de dahil herkes gordu amirin uyudugunu" dedi, iste o an varya iste o an, mistaki'ye ve diger ekip elemanlarina "kirk satir mi kirk katir mi?" diye sorulan andir! once telefonda "amir uyumus, senin haberin neden yok. senin dikkatin bu kadar mi?" diye ince bir ayar alirsin, o oyle bir ayardir ki, ayari yerken tum hayatin film seridi gibi gozlerinin onunden gecer. isin komigi bu durumdan herkesin zararli cikmasidir. aninda o ucustaki tum ekip ceza alir. amir, iki numara, uc numara, dort numara ve yolcu sayisina gore gerektiginde ucus verilen en junior olan bes numara alir nasiplerini bu cezadan.
ihbar edeni, daha sonraki ucuslarinda, ihbar edilen amirin, diger amir arkadaslari anasindan emdigi sutu elbirligi ile burnundan getirir.
rapor etmedigin icin senin anandan emdigin sut de bir sonraki ucusta, ucus guvenligine onem veren diger amirler tarafindan senin burnundan getirilir.
sana gicik olma nedenlerini hatirlamazlar belki ama gicik olmalari gerektigini cok iyi bilirler. bu yuzdendir ki ekiplerde birbirlerine nefret nedenlerini unutmus ama nefret etmeleri gerektigini cok iyi hatirlayan kabin amirive kabin memurlari ile doluydu.
yas itibari ile yolun yarisini yariladim nerdeyse, ama hala, pegasus havayollarinda ki kadar; birbirinden nefret eden, birbirinin kuyusunu kazan, profesyonelligin ne oldugundan bihaber, sanki hepsi ozel olarak secilmis ve biraraya getirilmis, mutsuz kadin grubu gormedim.
guven denilen duyguyu, grup calismasinin insiyatif denilen eylem ile sadece yenilerin calistirilmasi eskileringalley'de geyik yapmalarina donusturuldugunu, duty free veya parali alkollu icecek servisi satisindan sonra kasada fazla para ciktiginda (tipler oluyordu bazen) bu paranin amir ve iki numaraya gittigini, kasada acik ciktiginda team work veya kader birligi adi altinda nasil da kurnazca tum ekibe mal edilip bizlerden kesildigini ve bu duruma hipnoz edilmiscesine nasil da ses cikaramadigimizi; ses cikardiginda bir sonraki ucusta bunun acisini senden fazlasiyla cikaracaklarini, her ucusa korku filmi izlerkenki korkuya benzer duygularla gitmeye basladigimi aradan yillar gecmesine ragmen cok net hatirliyorum.
her uctugun ekipteki senin yuzune gulen, profesyonelmis gibi gorunup sana yardimci olan kisinin, ucus ortasinda veya sonunda brutus'e donebildigi, ucus esnasinda herkesin hak olarak esit oldugu ve herkesin mecburen uymak zorunda oldugu sirket kurallarini, kabin amiri ve saz arkadasi olan iki numarali kabin memurunun islerine geldigi gibi uyguladigi ve her ucus sonrasi herkesin birbiri hakkinda rapor yazdigi, raporlarin havada ucustugu, bizans oyunlarinin her tarafta oldugu sirketti o zamanlar.
bir ucusta iki numaraya soyleyip one amire yardima gidecegini soylersin o da "ee, bunu ne soyluyorsun, zaten senin gorevin arkada galley'deki is bitince one gitmek degil mi? az konusalim cok calisalim mistaki'cim!" der... ucus sonunda mistaki'ye, iki numarayi gereksiz sorularla isini yapmasini engelledigi amir tarafindan uygun bir dille soylenir, tatli-sert uyari alir...
baska bir ucusta, mistaki ucagin on tarafina amire yardim icin bu defa iki numaraya sormadan gider. ucus sonrasi de-briefing esnasinda "iki numaraya haber vermeden keyfine gore one gittigin icin vasat alti aldin mistaki." denilir.
ucus esnasinda beynimden gecenler "hep kabinde olayim, zararsiz yolcularima icecek servisi yapayim, arka galley'e veya on galley'e hic gitmek zorunda kalmasam, su ucus bir bitse, keske 'sezon sonuna kadar ucmayi taahhut ediyorum' diye imza attigim o sozlesmeye keske hic imza atmasaydim, bir psikiyatriste gitsem veroom 101 gibi gorunen su pegasus ucuslari icin bana bir terapi yontemi gosterse, gitsem, bir daha bu sektore adim atmasam..."
yenilere eziyet etmekte kullanilan baska bir aracta "insiyatif" denilen eylemdi.
bu insiyatif o kadar gicik ve igrenc bir seydi ki; ozellikle yeniler her ne olursa olsun haksizdi!
bir kurali eskiler "insiyatif" kullanarak degistirebilirken, sen yaptigin anda kurallari cignemis olurdun. aynenhayvan ciftligi'ndeki karakterler gibiydik "butun hayvanlar esitti ama bazi hayvanlar digerlerinden daha esitti".
bu eskiler bir de acaip tembellerdi... sirket "musteri memnuniyeti" diye her hafta memo yayinlarken, kabin amir-memurlari nasil daha az calisiriz, yolcu ile goz temesina girmezsen icecek isteme sanslari olmaz diye son derece cuce ve sig dusunce sistemine sahiplerdi.
umarim simdi gercekten calismayi seven, bu meslegi severek yapan ve gelen yenilere ve kendileri ile seyahat eden yolcularina gosterecek hirslari ve asagilik kompleksleri olmayan ekiplerle calisiyorladir.
