21 Haziran 2010 Pazartesi

Eski bir Pegasuslu..

yazan: mistaki

uzun yillar once, hayatimin en buyuk hatasi olarak, bir sezon calistigim havayolu sirketi.

calisma sistemleri, bindokuzyuzseksendort kitabindaki gibiydi, ihbar-muhbir sistemine dayaniyordu. diyelim amir bir hata yapti ve sen de onu gordun (ucus esnasinda uyumak gibi); simdi durumu rapor etsen bir turlu etmesen bir turlu. diyelim sen rapor etmedin ve baska birisi rapor etti, rapor ederken de "mistaki de dahil herkes gordu amirin uyudugunu" dedi, iste o an varya iste o an, mistaki'ye ve diger ekip elemanlarina "kirk satir mi kirk katir mi?" diye sorulan andir! once telefonda "amir uyumus, senin haberin neden yok. senin dikkatin bu kadar mi?" diye ince bir ayar alirsin, o oyle bir ayardir ki, ayari yerken tum hayatin film seridi gibi gozlerinin onunden gecer. isin komigi bu durumdan herkesin zararli cikmasidir. aninda o ucustaki tum ekip ceza alir. amir, iki numara, uc numara, dort numara ve yolcu sayisina gore gerektiginde ucus verilen en junior olan bes numara alir nasiplerini bu cezadan.

ihbar edeni, daha sonraki ucuslarinda, ihbar edilen amirin, diger amir arkadaslari anasindan emdigi sutu elbirligi ile burnundan getirir.
rapor etmedigin icin senin anandan emdigin sut de bir sonraki ucusta, ucus guvenligine onem veren diger amirler tarafindan senin burnundan getirilir.
sana gicik olma nedenlerini hatirlamazlar belki ama gicik olmalari gerektigini cok iyi bilirler. bu yuzdendir ki ekiplerde birbirlerine nefret nedenlerini unutmus ama nefret etmeleri gerektigini cok iyi hatirlayan kabin amirive kabin memurlari ile doluydu.

yas itibari ile yolun yarisini yariladim nerdeyse, ama hala, pegasus havayollarinda ki kadar; birbirinden nefret eden, birbirinin kuyusunu kazan, profesyonelligin ne oldugundan bihaber, sanki hepsi ozel olarak secilmis ve biraraya getirilmis, mutsuz kadin grubu gormedim.

guven denilen duyguyu, grup calismasinin insiyatif denilen eylem ile sadece yenilerin calistirilmasi eskileringalley'de geyik yapmalarina donusturuldugunu, duty free veya parali alkollu icecek servisi satisindan sonra kasada fazla para ciktiginda (tipler oluyordu bazen) bu paranin amir ve iki numaraya gittigini, kasada acik ciktiginda team work veya kader birligi adi altinda nasil da kurnazca tum ekibe mal edilip bizlerden kesildigini ve bu duruma hipnoz edilmiscesine nasil da ses cikaramadigimizi; ses cikardiginda bir sonraki ucusta bunun acisini senden fazlasiyla cikaracaklarini, her ucusa korku filmi izlerkenki korkuya benzer duygularla gitmeye basladigimi aradan yillar gecmesine ragmen cok net hatirliyorum.

her uctugun ekipteki senin yuzune gulen, profesyonelmis gibi gorunup sana yardimci olan kisinin, ucus ortasinda veya sonunda brutus'e donebildigi, ucus esnasinda herkesin hak olarak esit oldugu ve herkesin mecburen uymak zorunda oldugu sirket kurallarini, kabin amiri ve saz arkadasi olan iki numarali kabin memurunun islerine geldigi gibi uyguladigi ve her ucus sonrasi herkesin birbiri hakkinda rapor yazdigi, raporlarin havada ucustugu, bizans oyunlarinin her tarafta oldugu sirketti o zamanlar.

bir ucusta iki numaraya soyleyip one amire yardima gidecegini soylersin o da "ee, bunu ne soyluyorsun, zaten senin gorevin arkada galley'deki is bitince one gitmek degil mi? az konusalim cok calisalim mistaki'cim!" der... ucus sonunda mistaki'ye, iki numarayi gereksiz sorularla isini yapmasini engelledigi amir tarafindan uygun bir dille soylenir, tatli-sert uyari alir...
baska bir ucusta, mistaki ucagin on tarafina amire yardim icin bu defa iki numaraya sormadan gider. ucus sonrasi de-briefing esnasinda "iki numaraya haber vermeden keyfine gore one gittigin icin vasat alti aldin mistaki." denilir.

ucus esnasinda beynimden gecenler "hep kabinde olayim, zararsiz yolcularima icecek servisi yapayim, arka galley'e veya on galley'e hic gitmek zorunda kalmasam, su ucus bir bitse, keske 'sezon sonuna kadar ucmayi taahhut ediyorum' diye imza attigim o sozlesmeye keske hic imza atmasaydim, bir psikiyatriste gitsem veroom 101 gibi gorunen su pegasus ucuslari icin bana bir terapi yontemi gosterse, gitsem, bir daha bu sektore adim atmasam..."

yenilere eziyet etmekte kullanilan baska bir aracta "insiyatif" denilen eylemdi.

bu insiyatif o kadar gicik ve igrenc bir seydi ki; ozellikle yeniler her ne olursa olsun haksizdi!
bir kurali eskiler "insiyatif" kullanarak degistirebilirken, sen yaptigin anda kurallari cignemis olurdun. aynenhayvan ciftligi'ndeki karakterler gibiydik "butun hayvanlar esitti ama bazi hayvanlar digerlerinden daha esitti".
bu eskiler bir de acaip tembellerdi... sirket "musteri memnuniyeti" diye her hafta memo yayinlarken, kabin amir-memurlari nasil daha az calisiriz, yolcu ile goz temesina girmezsen icecek isteme sanslari olmaz diye son derece cuce ve sig dusunce sistemine sahiplerdi.
umarim simdi gercekten calismayi seven, bu meslegi severek yapan ve gelen yenilere ve kendileri ile seyahat eden yolcularina gosterecek hirslari ve asagilik kompleksleri olmayan ekiplerle calisiyorladir.

Pegasus ve PR mı? Memnun müşteri mi?!

Sözlükten bir arkadaş da aynen benim yaşadıklarımı yaşamış.. Bakın:

halkla ilişkiler diye bir kurumdan bihaber olduklarına kanaat getirdim.

bir cuma sabahı, trabzon uçağı için uçağın havalanma saatinden 20 dakika önce alana vardım. evet burada ben hatalıyım, peşinen kabulleneyim. baktım kontuardaki görevliyle biri tartışıyor. adam benden beş dakika önce gelmiş ve ona da uçağın artık kapandığını, yolcu kabul edilmediğini söylemişler. kontuar görevlisi o kadar pişkin davranıyor ki, ben bile çileden çıktım. ben çileden çıktığımda ise trabzonlu vatandaş ağzına ne gelirse saydırıyordu. adamın karısı "bana müdürünü çağırır mısın" dediğinde, kulaklarımla duydum, kontuardaki görevli "müdür benim, beğenemediyseniz sizin bileceğiniz iş" dedi. polisiydi güvenliğiydi, tehdit yüzünden şikayetlerdi falan, bir şekilde olay krize dönüştü ve bizim biletler yandı.

ben pegasusa doyamadım, doysun kara uşaklar deyip akşam için bir bilet daha aldım. bu sefer erkenci davranıp 2 saat önceden alana gittim. uçuş kartımı aldım. güvenlik kontrolünden geçmemiz için anons geldi ve uçağa gidiş için bekleme salonuna geçtik. ilk duyuru uçağın 15 dakika gecikeceğini söledi. bir duyuru daha, 35 dakika. bir tane daha, 45 dakika. artık trabzon halkını kimse durduramazdı. insanlar konuşmak için bir yetkili çağırılmasını istediler. görevli gelecekti, yok vardiya değişimi o yüzden 5 dakika sonra gelecekti derken son anons geldi ve 1 saat 15 dakikalık rötar olduğu bildirildi. sabiha gökçen havaalanı sanırım böyle bir durum yaşamamıştır daha önce. yaklaşık elli yolcu pegasus bilet satış ofisinin etrafını çevirdi. bilet ofisinde duran kızcağız herkesi sakinleştirmeye, kendini piç gibi ortada bırakan vardiya amirinin yerine insanlara açıklama yapmaya çalışıyordu.

bu kadar hengamenin üstüne gecikmenin sebebini kim açıkladı ve özür diledi dersiniz: pilot. pegasus bu 1 saat içinde bize bir bardak su ikram etti mi: hayır. insanlar pegasus'u kullanmaya devam edecekler mi: evet. lakin artık en azından ben, tercih etmeyeceğim de, sadece kullanacağım.

19 Haziran 2010 Cumartesi

Uçan Tabut.. Pegasus..

uçan tabut da deniyor. merkez medyada bu şirket ile ilgili olumsuz haber yapılamamasına dikkat çeken entrylerde doğruluk payı var galiba.

"pegasus havayolları arızalı motorla 236 kez uçtu. kelle koltukta her sefer için 10 bin lira para cezası kesildi.
25 şubat 2010 perşembe 04:15

sivil havacılık genel müdürlüğü (shgm), ali sabancı'nın yönetim kurulu başkanı olduğu pegasus havayolları'na 'arızalı motorla uçuş yaptı' diyerek toplam 2 milyon 360 bin lira para cezası uyguladı. skandal, shgm uzmanlarının 13-14 ocak 2010'da pegasus havayolları'nı denetiminde ortaya çıktı. yapılan denetlemeler sırasında, 5 eylül 2009'da bodrum- esenboğa seferini yapan boeing 737-400 tipi tc-apd tescilli uçağının motorunun egzoz gaz çıkış sıcaklığının kaptan tarafından 952 derece olarak kaydedildiği belirlendi. boeing'in uçak bakım el kitabına göre; egzoz çıkış sıcaklığının 930 dereceyi geçmesi durumunda uçağın yere indirilip, motor bakımı yapılmadan bir daha uçurulmaması gerekiyordu. shgm, motor bakımı yapılmadan uçmaması gereken uçakla 9 ekim'e kadar 236 sefer yapıldığını tespit etti. bu durumun uçuş güvenliği ve emniyetini riske soktuğu gerekçesiyle shgm, pegasus havayolları'na arızalı motorla yapılan her bir uçuş için 10 bin lira olmak üzere toplam 2 milyon 360 bin lira ceza uyguladı.

'pilot yanlış yazmış'

pegasus genel müdürü sertaç haybat, sıcaklık değerinin pilot tarafından yanlış yazıldığını söyledi. haybat, konuyla ilgili olarak şu açıklamayı yaptı: "uçağın dijital kayıtlarında motor egzoz çıkış sıcaklığı en fazla 685 olmuş. bu da normal değerler arasında. dijital kayıtları verdik ama yine de shgm ceza kesti. cezaya itiraz edeceğiz. iptal edilmezse yargıya gideceğiz."

başka cezalar da var

shgm, pegasus'un dışında başka şirketlere de ceza kesti. onur havayolları'na görev sonu raporunda mevzuat ihlali nedeniyle tespit edilen 2 ayrı bulgu için toplam 20 bin lira, turistik hava taşımacılık şirketine görev sonu raporunda mevzuata aykırılık nedeniyle 10 bin lira para cezası kesildi.
___

Teşekkürler fleurquin..

Sinema Bileti mi? Uçak Bileti mi?

Teşekkürler "yok ya"!

Çok acaip bir şirkettir kendisi. internet üzerinden bir ay sonraki bir uçuşa rezervasyon yaptırdım. baktım yanda rezervasyonunuzun geçerliliği bitmeden biletinizi alınız filan yazıyor ama rezervasyonun geçerliliğinin ne kadar olduğu hiç bir yerde yok. call center'larını aradım. nedir dedim bunun geçerlilik süresi, yarım saat dediler. uçağa binmeden yarım saat önceye kadar mı dedim, hayır yarım saat içinde biletinizi almanız gerek dediler. sinema mı lan bu? o zaman rezervasyonu niye yaptırayım direk alırım zaten bileti. evet acaip bir şirket bu.

Pegasus.. Sanki 303.. Harika!

İnanma Rezervasyonuna.. (suser bir arkadaş daha)

Internetten online olarak alinan bileti ve verilen pnr numarasina ragmen ucagin kalkma saatine 1 saat kala havalimanina gidildiginde yerinizi baskasina verdiklerini ve ucakta yer olmadigini bir sonra ki ucakta yer ayarlayabileceklerini rahatlikla soyleyebilen havayolu sirketidir. Boyle bir hataya ragmen bunu telafi etmeye calismamalari ayri bir ozellikleridir. Sizin ucaginiz ve size onun yerine verdikleri ucagin arasinda 7 saat bulunmasina ragmen yaptiklari tek telafi gitmek istediginiz yere servis imkani sunmalaridir. Bundan dolayi siddetle kacinilmasi gerekendir.

Pegasus Müşterileri Çok Memnun!

Bir arkadaşın görüşleri:


Pazartesi sabahı 09:50 sabiha gökçen - ankara uçağı belirlenemeyen bir sebeple yaklaşık 2 saat rötar yapan,yer görevlileri tarafından tatminkar cevaplar alamayınca cinnet sınırına gelmiş pek çok iş adamı,akademisyen ve tabiri caiz ise kodaman insanların bilet aldıklarına alacaklarına pişman olduğu,tüm bu müşteri memnuniyetsiliğini bilmeme karşın mecbur kalarak değişik seferler aldığım bilete verilen paraya acıdığım,buna karşılık ali sabancının reklamlarında ışınlanmayı bulmuşçasına muhteşem bir şirket olduğunu iddaa edercesine konuşup, pazarlama konusunda başarılı, operasyon kısmında allah muhafaza olduğu havayolu şirketi.(bkz: know-how)

Ayrıca yer görevlilerinin gayet kibarca, olması gerektiği gibi konuşmalarına karşın, "bilet iadesi yapalım isterseniz" diyerek her şeyin para olduğunu,buna karşın kaybedilen zaman ve kaçırılan toplantıların bedelinin nasıl hesaplayacaklarını bilmediğimiz hava yolu şirketi.var olasın pegasus...

Pegasus'ta Cam Kenarı Extra mı?

Nedense kendisiyle uçarken heran hostesin gelip götümü çok kestiniz o yüzden 2 tl alacağım, ne bilim, şu şu sebepten rotamızda 2 millik bir sapma oldu bu yüzden mil başına tüm yolculardan 1 er tl toplayağız falan demesini bekliyorum. irkiliyorum bunlarla uçarken ben. koltukta duran dergiyi okumaya kalksam hostesin gelip 3 tl okuma faturası kesmesinden ya da kusma amaçlı kusma poşetine kullandığımda 5 tl tazminat ödeyeceğimi falan düşünüyorum. resmen paranoyak oldum lan.

Bir de cam kenarı uçtuğum zamanlar günün birinde camı örten o plastik kapakçığı açabilmek için 1 tllik bozuk para atmamızı gerektirecek bir sistemle karşılaşma fobim oluştu. cam kenarı isterken sesim titriyor, özelikle soruyorum checkin deki şirin kızlara. onlar da şaşırıyor tabi. benimle göz göze gelmemeye çalışıyorlar sonra. biran önce işimi bitirip uzaklaşmam için çabalıyorlar.

Ayrıca hayatta en büyük korkularımdan biri olan, uçmak zorunda olduğum günde, rotada ve saat aralığında pegasusdan başka hiç bir alternatif olmaması beni aynı zamanda çok hüzünlendiriyor.

Ucuz! Havayolları!

Eyüp Şahin'in Yorumu


Ucuzum o halde kalitesiz olmak hakkımdır mottosuyla çalışır, küçük hesaplar içinde boğulduğu için maliyetsiz davranışlarla müşteri memnuniyetini artırabileceğini farketmez, ihtiyaç da duymaz.

Flex biletleri 2 saat kalana kadar flextir, uçağı kaçıranı affetmez, yanan bilet yerine 60 tl ilave ücret alarak 70 tl lik indirim sağlar, şark kurnazının önde gideni, dobilerin baş tacıdır.

İstanbuldan kayseriye götüreceği müşterilerini adanaya terkedip kaçmışlığı vardır.

Para Manyağı Pegasus..

"İş başvurusu yapabilmeniz için para ödemeniz gerekiyor. Bir defaya mahsus 15 tl ödüyorsunuz, sonra bir yıl boyunca bütün ilanlarına ücretsiz başvurabiliyorsunuz! Kaçırılmayacak fırsat!"

Sayın Ali Sabancı sakın bana "her gelen başvuru yapmasın" mavalı okuma!

Bir Rezalet Daha..

Eksisozluk'ten "beyenpe" nin Yaşadıkları

pegasus'un şu son 24 saat içinde bana yaşattıklarını nerden başlatsam nasıl anlatsam bilmiyorum. bayağı uzun sürecek ama ibretlik bir yazı meraklısı usanmadan okusun derim.

21 mayıs 2010 tarihinde uzun arama taramalar sonucu en uygun fiyata bulduğum pc836 sefer sayılı kopenhag-ankara uçuşunu 294,97 tl'ye satın aldım pegasus'tan. daha sonra isveç-kopenhag tren biletimi de aldım ve artık gitmeye hazırdım. 7 haziran 2010 tarihinde uçuşumdan yaklaşık 6 saat önce kopenhag havaalanı'na vardım. ilk işim check-in ekranlarını kontrol etmek oldu gayri ihtiyarı. ama bir baktım benim uçuşum görünmüyor. dedim daha çok vakit var heralde o yüzden görünmüyor. biraz takıldım havaalanında, kitaptı yemekti falan saat 20:30 oldu. bu sefer de içime bir kurt düştü, dedim bir şey olduysa da erkenden öğreniyim de en azından çözmeye çalışırım. hemen karşımda duran information masasına gittim, böyle böyle durumu anlattım. görevli bayan bir kaç yere baktı kontrol etti böyle bir uçuşun olmadığını söyledi. daha sonra trafik kontrole telefon açtı onlar da böyle bir uçuşun olmadığını teyit ettiler. sonra ordaki görevli bayan beni pegasus'la birlikte onlarca havayolu firmasının ortak acentası gibi bir firma olan novia'nın ofisine gönderdi. onlara da durumu izah ettim, ordaki görevli de elindeki listeleri falan kontrol etti ve böyle bir uçuşun görünmediğini söyledi. her ihtimale karşı bir uyarı maili gelip gelmediğini kontrol etmemi ve rezervasyon numarasıyla da firmanın internet sayfasınından uçuşu kontrol etmemi tavsiye etti. 6 dakikasına 5,8 tl verip kullandığım internetle emin olmak için bütün mail adreslerimi kontrol ettim ama uçuşun iptal olduğuyla ilgili herhangi bir mail yoktu. daha sonra www.flypgs.com adresine girip rezervasyon numaramla rezervasyon takipten uçuşu kontrol ettim ve 8 haziran 2010 saat 00:10 kopenhag-ankara uçuşu gözüküyordu. "şu nedenden iptal edildi" falan diye aksi hiçbir şey belirtilmemişti. tekrar novia masasına giderek görevliye durumu anlattım. o da kendilerinin yapacak bir şeylerinin olmadığı istersem tekrar information masasına gidip onlardan yardım istememi tavsiye etti.

tekrardan information masasına gittim, görevli bayan emin olmak için tekrar tekrar kontrol etti ama böyle bir uçuşun olmadığını kendi sisteminden bana da gösterdi. daha sonra kendi önündeki telefonu önüme koyup "buyrun havayolu firmasını arayıp öğrenin ne olduğunu" dedi. 444 0 pgs(747) numaralı pegasus çağrı merkezini aradım ve pegasus'un gerzek sesli yanıt sistemli çağrı merkezinden kurtulup bir insan evladıyla konuşup durumumu izah ettim. telefondaki görevli biraz beklettikten sonra biraz uzun süreceğini beni bekletmek yerine bir telefon numarası verirsem kontrol edip bana geri döneceğini söyledi. telefonumu verip kapattım. hakkaten de 5 dakika sonra aradılar ve uçuşun iptal olduğu söylediler. ama neden iptal edildi, bana neden haber verilmedi bilen duyan yok. istersem 30 saat sonraki kopenhag-istanbul aktarmalı ankara uçuşuna aktarabileceklerini söylediler. ben de onu zaten yapmaları gerektiğini ama benim 30 saat kopenhag havaalanında ne yapacağımı söylemelerini istedim. çağrı merkezi olarak bununla ilgili bir şey yapamayacaklarını söyledi. ben de öyleyse bu konuyla ilgili bir şey yapabilecek bir üst yetkiliyle beni görüştürmesini söyledim. tamam biz 5 dakika sonra sizi tekrar arayacağız diyerek tekrar telefonu kapattı. o arada information masasındaki görevlilerle de ahbap olduğum için onlar da olan biteni sordu konuşmaya falan başladık. durumumu öğrenen görevlilerden biri pegasus'un danimarka'da iflas ettiğini ve başka bir firma tarafından satın alındığını (adını hatırlamıyorum şimdi) ve bu tip aksiliklerin sürekli yaşandığını söyledi.

yarım saat beklememe rağmen pegasus'tan bir geri dönüş olmayınca yeral saatle 21:30'da tekrar utana sıkıla informationdan rica ederek tekrar çağrı merkezini aradım ve yarım saattir yetkili birisinin bana dönmesini beklediğimi söyledim, öyle diyince anında, tam hatırlamıyorum ama, meltem hanım diye birisine yönlendirdiler beni. kendisi gayet güzel bir şekilde bana pegasus kopenhag temsilcisi olduğunu söylediği kadir isimli birinin telefonunu verdi. kendisiyle konuşmamı ve onun bana yardımcı olacağını söyledi. ben de kopenhag'dan birisinin telefonu verilince dedim "vay be günahlarını almışım heralde gelip alacak beni havaalanından yarınki uçuşa kadar konaklama falan sağlayacaklar" diye düşündüm ve teşekkür edip kapattım. ancak muhatap olduğum firmanın kurumsallıkla alakası olmayan bir türk firması olduğunu unutmuştum.

daha sonra verdikleri telefondan kadir isimli şahsa ulaştım. sesini duyar duymaz yıllardır bu işi yapan, tabiri caizse çakal bir adam sesi geldi kulağıma. ki öyleymiş de zira 20-25 yıldır kopenhag'da seyahat acenteliği yaptığını belirtti daha sonra. yine de merak ettim ne diyecek diye konuşmaya başladım. kendisini pegasus'tan aradıklarını ve benimle anlaşamadıklarını söylediklerini bana iletti. ben de anlaşamam gibi bir şey olmadığını sadece 30 saat havaalanında ne yapacağımı sorduğumu söyledim. yardımcı olmaya çalışsa da pegasus'un bana yardımcı olması için beni yönlendirdiği adamın bana söyledikleri aynen şöyleydi:

--- spoiler ---
- ...
- iyi de kadir bey ben 30 saat ne yapacağım burda, zaten isveç'ten geldim geri de dönemem, kopenhag'da yaşasam sorun değil.
- ya ne yapacağımı mı var, sen kaç yaşındasın?
- 26.
- ee genç adamsın yaa yarın çıkar gezer dolaşırsın işte kopenhag'da.
- iyi de kadir bey sorun o değil ben bu gece nerde kalacağım, iki tane eşşek ölüsü gibi valizle nereye gideceğim. ayrıca gezip tozmak bedava mı? bakalım benim cebimde para var mı, nerden biliyorsunuz?
- doğru sen de haklısın.
- anlaşılan siz bana yardımcı olamayacaksınız. pegasus resmen beni başından savmak için size yönlendirmiş, beni gerizekalı zannettiler heralde.
- yok estağfurullah....vs.
-...

--- spoiler ---

görüldüğü üzere gayet alaturka bir şekilde saçma sapan önerilerle pegasus bana yardımcı olmaya çalışıyordu kopenhag'daki sözde temsilcisi aracılığıyla. daha sonra kendisi bana benim uçağımın 2-3 hafta önce iptal edildiğini söyledi. ben de bileti zaten 18 gün önce aldığımı 3 hafta önce iptal edildiyse iptal edilmiş uçuştan bana bilet satıldığı anlamına geldiğini söyledim. çağrı merkezinin konuyla ilgili bir şey yapamayacağını, o yüzden sabahı beklememi, kendisinin genel müdürlükle görüşüp sabah bana erkenden haber vereceğini söyledi.

o arada bu uçuşu arayan tek kişinin yani haber verilmeyen tek kişinin ben olduğunu düşünürken benimle aynı durumda olan başka bir yolcuyla karşılaştım. ona da hiçbir şekilde haber verilmemişti. ancak kendisi orada ikamet ettiği için nispeten bir sıkıntı yaşamayacaktı.

daha sonra ben oturdum boş boş beklerken kadir isimli şahıs bana sms gönderdi saat 22:11'de "acilen arar mısın ben a.kadir" diye. artık son bir minnet edip informationdan yerel bir arama yapacağımı son kez rica ettim aradım. ancak bu sefer de ulaşılamıyor ve başkasına yönlendiriyordu. ben de açan arkadaşa kontörüm olmadığını kadir beyin beni aramasını söyledim. 20 dakika sonra tekrar mesaj geldi sana ulaşamıyorum ben kadir diye. artık informationa gidecek yüzüm olmadığı için kredi kartıyla kontorlü telefondan aradım kendisini. bana 02:50'de anadolu jet'in br istanbul uçağı olduğunu bana tavsiyesinin ona atlayıp gitmemi en azından havaalanında sıkıntı çekmeyeceğimi söyledi. ben de kendisine o kadarını benim de bildiğimi uçuşu ekranda gördüğümü ama paramın olmadığını söyledim. bir şeyler daha geveledi kapattım telefonu. çok bir şey yapmış gibi ilk uçakla yeni bilet alıp türkiye'ye gitmemi tavsiye etmişti pegasus'un sözde kopenhag temsilcisi.

daha sonra umutsuzca iki kez daha pegasus çağrı merkezini aradım ama sinirden ne söylediğimi bile hatırlamıyorum, onlar da her zamanki şöyle oldu böyle oldu şeklinde oyalamalarla beni geçiştirdiler. 4 kere aradığım pegasus'tan doğru dürüst hiçbir aramada ne iptal nedeniyle bir açıklama yapıldı ne de mağduriyetimden dolayı şahsımdan özür dilendi. bu yaptığım 4 aramanın 3'ünü kontorlü telefondan ortalama 60dkk yani 15tl toplamda 45tl harcayarak yaptım. daha önceki internetle birlikte etti 50,8tl iletişim masrafı. daha sonra ne yapsam diye kara kara düşünürken 7/11'dan internete girip uçak biletlerine bakmaya başladım. daha önce 6 dakikasına 5.8tl internetin hemen dibindeki 7/11'da 2 saatinin 7.7tl olduğunu öğrenince beni oraya yönlendiren yavşağın da anasına avradına bir güzel sövdükten sonra son dakika biletlerini kovalamaya başladım. bu arada 4 saat içinde telefon ve internete verdiğim para 58.8tl'yi bulmuştu.

daha sonra bir sitede anadolu jet'in o akşamki uçuşuna ucuz bir bilet buldum ama güvenip alamadım. o arada belki bir görevli bulurum diye thy kontuarına gittim açılmış mı diye. oradaki thy temsilcisi bilet satamayacaklarını zira ofisin kapalı olduğunu söyledi. eğer bulduysam internettiki bileti almamı tavsiye etti. aksi gibi 10 dakika sonra gittiğimde 10 dakika önceki uçuşu aynı site bu sefer göstermiyordu. tekrar geri döndüm ve thy görevlisini aramaya başladım. telefonla thy'yi arayıp bileti alabileceğimi söyledi. aksilikler başladı mı devamı gelir ya bu sefer de kontörlü telefon kredi kartımı tanımıyordu. tekrar kontuara gittiğimde benim gibi bilet almaya çalışan bir yolcu durumu sordu ben de anlattım. kredi kartımı kullanamadığımı ve kontörümün de olmadığını söyleyince buyur burdan ara diyerek telefonunu verdi. şaşırmakla birlikte hemen thy'yi aradım. ilk başta kendi kartımın limiti yetmedi. o saatte kimseyi de zaten arayamıyorum, son anda daha önce ablamın bana kredi kartı bilgilerini mesaj attığı aklıma geldi. onla almaya çalışırken bu sefer de telefondaki görevli biletin alındığı kartın check-in sırasında ibraz edilmesi gerektiğini söyleyince mecburen kapattım telefonu. daha sonra durumu öğrenen thy görevlisi bileti almamı, kendisinin kart olmadan beni uçağa bindireceğini söyleyince tekrar ordaki diğer yolcunun telefonuyla arayarak zor bela bileti aldım ve check-inden geçip uçağa doğru yolumu aldım. check-in kontuarını benim için bekleten ve telefonunu bana kullandıran iki arkadaş olmasaydı bu entariyi kimbilir kaçgün sonra hangi ruh haliyle yazıyor olurdum bilmiyorum. 295tl'ye aldığım biletle uçamayıp yerine 355tl'ye yeni bilet alarak ayrıca bir 60tl daha fazladan harcama yapmak zorunda kalmıştım. daha önceki 58.8tl'lik telefon ve internet harcamalarıyla birlikte pegasus yüzünden boş yere yaptığım harcama 118.5tl'yi bulmuştu, çekilen manevi sıkıntılar da cabası.

sabah 7 gibi en nihayetinde sağsağlim sabiha gökçen havaalanı'na indim. ankara'ya inmiş olsaydım doğrudan havaş'la aşti'ye peşinden otobüsle memlekete gitmek varken sabiha gökçen'de kalakalmıştım. neyse ki istanbul'da gidecek yerim vardı da telefon açıp oraya gittim. o arada kontörlü telefondan yaptığım konuşmalar da nerden baksan 2-3tl etti toplamda nerden baksan 121tl gereksiz harcama. 8 haziran 2010 istanbul yağmuru'nu bilen bilir, işte o havada havaş servisiyle kavacık köprüsüne gittim ve o yağmur altında tam 10 dakika taksi bekledim ve taksi bulana kadar zaten sırılsıklam oldum. taksicinin müşteri seçmesine hiç girmiyorum bile. ve tekrak bütün bu yaşadıklarımın tamamen pegasus'un hatası. 13tl havaş, 13tl taksi parasıyla gereksiz yere yaptığım harcamalar iyice artmıştı. ankara'da 10tl vereceğimi düşünürsek yerel ulaşımdaki zararım da 16tl olmuştu yani toplamda 137tl gereksiz harcama yapmıştım pegasus yüzünden. istanbul'daki yağmurdan dolayı çektiğim rezillik de cabası. neyseki sabah 9 sularında sırılsıklam bir şekilde de olsa kendimi teyzemlerin evine atmıştım en azından. teyzem hoşgeldin dediğinde tepkim "hiç de hoş gelmedim valla" oldu. sinirden ve yorgunluktan 10 aydır gelmediğim türkiye'ye geldiğime bile sevinememiştim pegasus'un rezilliği yüzünden.

eve geldiğimde biraz dinlendikten sonra ilk işim tekrar pegasus'u aramak oldu. bu arada sabiha gökçen havaalanı'nda da pegasus'un ofisine giderek durumu anlattım ve durumun onları aştığını tekrar çağrı merkezini ya da genel müdürlüğü aramamı söylediler. evde de verdiğim 1 saatlik mücadeleden sonra nihayet derdimi anlatacak birisini buldum. tabi bu arada genel müdürlükteki santral görevlisinden yediğim azarı ve ilk aradığımda çağrı merkezindeki görevli tarafından kısa bir süre denip 5 dakika saçma sapan reklam dinlememi hiç söylemedim bile. en son bir sabır çekip tekrar çağrı merkezini aradım. durumu anlattım kısa bir süre bekleteceklerini söylediler. ben de yine 4 dakika beklemeyeceğimi söyledim. 1 dakika sonra geri dönüp beni arayacaklarını söylediler. her neyse, 15-20 dakika sonra ilk defa aklı başında ve düzgün bir görevli geri döndü. tek tek başımdan geçen her şeyi burdaki gibi uzun uzun anlattım. öncelikle bilet ücretimi iade etti. ben de bunun bir şey ifade etmeyeceğini, arada uğradığım maddi ve manevi zararın da karşılanmasını talep ettiğim söyledim. kendisi bütün söylediklerimi aynı şekilde genel müdürlüğe şikayet şeklinde ileteceğini ve en kısa zamanda bana döneceklerini söyledi. ben de paramı iade etmelerinin şikayetçi olmayacağım anlamına gelmediğini, uçmadığım uçuşun parasını tabi ki ödeyeceklerini, önemli olanın arada yaşadığım maddi ve manevi zararın karşılanması olduğunu söyledim. gayet güzel bir şekilde konuştu anlattı, istersem ankara'ya uçak bileti de vereceklerini söyledi. ben de ne yapacağımı henüz bilmediğimi daha sonra kara vermek istediğimi söyledim.

uzun lafın kısası, uçuşumdan önce sözlükte bu başlığı okumuş ve korkmuştum olumsuz yorumlar sebebiyle. aralık 2009'da da yine başka bir arkadaşım kopenhag havaalanında benzer bir sıkıntı yaşadığı için biraz da gözüm korkmuştu ve ne yazık ki korktuğum başıma geldi. kötü başlayan müşteri ilişkileri sona doğru nispeten düzelse de henüz hiçbir şey çözülmediği için kesin bir şey söyleyemiyorum. şu anda cevap bekliyorum pegasus'tan. geri dönerler mi, nasıl dönerler bekleyip göreceğiz. cevap ne olursa olsun ulusal ve uluslararası otoritelere gerekli şikayetleri yapacağım ve bir daha da pegasus'un yanından geçeceğimi zannetmiyorum.

edit: daha önce 137tl olarak hesapladığım gereksiz harcamalar normalde ankara'dan memlekete en fazla 20tl'ye gidecekken istanbul'dan memlekete 55tl'ye giderek aşağı yukarı +35tl daha fazladan harcama yaparak 172tl'ye yükseldi.

ayrıca salı günü "yarın (çarşamba) sizi istanbul-ankara uçak bileti için arayacağız" diyip perşembe olmasına rağmen aramadılar. ha zaten gitmeyecektim ama ilgileri bu kadar işte.

Pegasus Sen Sesimi Duyana Kadar!



Pegasus'u bugüne kadar öyle ya da böyle tanıyordunuz, aynen benim gibi. Bundan sonra da Pegasus'u hem size anlatacaklarımla hem ben anlattıkça eklenen yorumlarla hem de bu tepkimize Pegasus'un göstereceği tepkiyle tanımaya devam edeceğiz..

Bu güzide (!) havayolları şirketini maddeleyerek anlatmaya başlayacağım.

1- En ucuz olmasıyla bilinir.

2- Uçaktaki ikramların hepsi ücretlidir, bunda da bahane "birşey yemeyen adamdan yiyen adamın parasını neden alayım"'dır. Ama dikkatli olunursa yiyen adam bir sandvici 10larca liraya yer, 1 suyu da 2 liraya içer. Bu da Pegasus'un ne kadar da samimi olduğunu gösterir.

3- Her 5 uçuşunun 3'ü rötarlıdır.

4- Müşterisine hiç sahip çıkmaz, çalışanlar çalışan değil elemandır, herhangi bir inisiyatifleri yoktur.

Evet bazı kısa maddelerle tanıtmaya çalıştım. Ancak tanımamıza yeterli değil. Pegasus Türkiye'de hayatiyetini "Alamancıların" ucuz bilet arayışlarına ve malesef benim gibi hala "akıllanamamışlara" borçludur. Yoksa merak ediyorum hangi havayolları üstün sertifikalarına ve global dünyada ne kadar büyük bir itibara sahiptir?

Ali Sabancı'nın önderliğinde olan Esas Holding'in bir kuruluşu olan Pegasus malesef ne Ali Bey'in "o üstün eğitimine (!)" uygun olarak işletilir ne de dünya tüketicilerinin artık tek derdi haline gelmiş "ne olursa olsun müşteri memnuniyeti"ne göre yönetilir.

Pazarlama dünyasında son 10 yılın en önemli hayatta kalma parametresinin "müşteri memnuniyeti" olduğu vurgulanır devamlı. Sanırım Pegasus "ucuz ne varsa talep görür arkadaş" parametresinde ısrarcı olmaya kararlı.

Ama bu defa Son!

Her defasında son diyorum ben belki ama bu defa gerçekten son! En son 2010 Nisan ayında G.Antep - İstanbul uçuşunda yemin ettim ne olursa olsun binmeyeceğim Pegasus'a diye ama yine ucuzluğuna yenildim. Ama ben de hiçbir Türk Vatandaşı gibi ucuz değilim ve ucuz hizmete evet demeyeceğim..

Neden mi?

19 Haziran 2010, 11.20 Adnan Menderes (İzmir) - Sabiha Gökçen (İstanbul) uçuşu için 10:55'te alana geldim. Online check-in için kioska gittim ama PNR numarası geçersiz çıktı. Hışımla insanî check-in'e gittim ama hiç de insanî bir cavpla karşılaşmadım.. "Kapı kapandı sizi alamayız!"

Onca dil döktüm, onca başka örnekler verdim, o aptal numarayı, 444 0 737, aradım aptal cevaplarla oyanlandım. Ve evet ben şimdi biletim yanmış halde Adnan Menderes Hava Limanı'nda bu satırları yazıyorum..

Benim radyoda yayınım gecikmiş kime ne? Benim biletim yanmış kime ne? Ben tekrar bilet almak zorunda kalmışım kime ne? Ben vakit kaybetmişim kime ne? Ben strese girmişim kime ne? Kime ne? Kime?!

Sanırım tahsil ettikleri bilet ücretlerine "müşteri memnuniyeti" de dahil değil ikramın dahil olmadığı gibi!

Öyle ya memnun olmak isteyen var istemeyen var "ucuz Türk insanları" arasında.. Memnun olmak isteyenlerin ücretini neden memnun olmak istemeyenler de ödesin!

Söyle Pegasus! Müşteri Memnuniyeti'nin bedeli ne? Neyse parası veririz ve insan gibi muamele ediliriz!!!

Yazıklar olsun size!
Ama teşekkür de ediyorum bana burada bu rezaletinizi yazabileyim diye vakit verdiğiniz için!!
Allah belanı versin Pegasus!